Ateşi Yakalamak | Kitap Özeti
Reklam

Bilim Kurgu

Ateşi Yakalamak

Bilim kurgu kitap serisi olan Açlık Oyunları serisinin ikinci romanı olan Ateşi Yakalamak, Suzanne Collins tarafından kaleme alınmıştır.  2008 yılında dünyanın en fazla satan kitapları arasında yer alan Açlık Oyunları‘nın devamı niteliğinde, Ateşi Yakalamak romanında Katniss Everdeen’in hikayesi olarak devam etmekte.

Ünlü yazarların Ateşi Yakalamak romanı hakkındaki düşünceleri ise şöyle;

“Açlık Oyunları Serisi, insanı meraktan çatlatan, gerilim dolu, müthiş akıcı ve inanılmaz sarsıcı… Elimden bir türlü bırakamadım. Bağımlısı oldum!”
-Stephen King
Sabırsızlıkla çıkmasını beklediğim fenomen kitap Açlık Oyunları’nın devamı olan Ateşi Yakalamak kitabını erkenden okuma fırsatı buldum.. Benim yüksek beklentilerimi haklı çıkartmakla kalmamakla birlikte bunun çok üstüne çıktı. Bu kitap Açlık Oyunları kadar heyecanlı fakat daha bir yürek burkucu çünkü zaten karakterleri tanıyorsunuz, zaten onlarla birlikte zorluklara göğüs germiştiniz. Suzanne hikayenin gerçekleştiği yerleri ummadığım yerlere taşımış ve o bu çok zor yerleri seçmekten hiç çekinmemiş. Olağanüstü. Bu kitabı okurken uykunuzu erteleyeceksiniz. Çıktığı andan itibaren listeleri altüst edecek. Tavsiyem o sabah için hazırlanın ve takviminizi ona göre ayarlayın.
-Stephenie Meyer

“Zekice kurgulanmış ve çok akıcı bir kitap… Büyüleyici.”
-John Green
“Bilimkurgu, heyecan, gerilim ve aşkın muhteşem bir karışımı.”
-USA Today
“Nefes Kesiyor”
Publisher Weekly
Aksiyon, Entrika, Aşk. Kesinlikle mükemmel.
Kirkus Reviews

ÖN OKUMA:
Çayın sıcağı dondurucu havaya çoktan karışmış olsa da, matarayı sımsıkı tutmaya devam ettim. Soğuk yüzünden, kaslarım iyice gerildi Tam o anda vahşi bir köpek sürüsü çıkagelse saldırıya uğramadan bir ağaç tepesine tırmanma ihtimalim yok denecek kadar azdı. Ayağa kalkmalı, biraz hareket etmeli ve eklemlerimi açmalıydım. Oysa orman şafakla aydınlanırken, ben, en az üzerinde oturduğum kaya parçası kadar hareketsiz, öylece durdum. Güneşle savaşamazdım. Beni, aylardır sıkıntıyla beklediğim güne doğru sürüklerken, tek yapabildiğim çaresi/ gözlerle, yükselişini izlemek oldu
Öğle saatlerinde Galipler Köyü’ndeki yeni evime üşüşmüş olacaklardı. Gazeteciler, kameramanlar, hatta eski eskortum Effie Trinket bile Capitol’den kalkıp 12. Mıntıka’ya kadar gelecekti. Effie o komik pembe peruğu mu takacak, yoksa Zafer Turu için doğallıktan uzak başka bir renk mi tercih edecek, çok merak ediyordum. Tabii diğerlerini de unutmamalı. Uzun tren yolculuğumda bana servis yapacak personel. Halkın Önüne çıkmadan önce beni güzelleştirecek hazırlık ekibi Açlık Oyunları’nda izleyiciler tarafından ilk anda fark edilmemi sağlayan o muhteşem kostümleri tasarlayan stilistim ve arkadaşım, Cinna.

Bana kalsa. Açlık Oyunlarını tamamen unutmak isterdim. Ve hiç bahsetmemek. Kötü bir rüyadan başka bir şey değilmiş gibi davranmak. Ancak Zafer Turu bunu imkansız kılıyordu. Tur, stratejik olarak, iki Oyun’un tam ortasına denk gelecek şekilde planlanıyordu; bu, Capitol’un dehşeti taze ve yakın tutmak için benimsediği bir yöntemdi Mıntıkalarda yaşayan bizler, Capitol’un demir kuvvetini her sene hatırlamakla kurtulamıyor, bir de kutlama yapmak zorunda bırakılıyorduk. Ve bu sene, ben de şovun yıldızlarından biriydim. Mıntıka mıntıka dolaşmak, benden için için nefret eden ama tezahürat yapmaktan geri kalmayan kalabalıkların karşısına çıkmak, çocuklarının hayatına son verdiğim ailelerin yüzlerine bakmak zorundaydım.

Güneş ısrarcı yükselişini sürdürürken, kendimi ayağa kalkmaya i
zorluyordum. Eklemlerimin her birinden ayrı bir şikayet yükseliyordu. Hatta sol bacağım o kadar uzun süredir uykudaydı ki, yeniden his kazanmasını sağlayabilmek için birkaç dakika boyunca ileri geri gidip gelmek zorunda kalıyordum. Üç saattir ormanda olmama rağmen, avlanmak için hiçbir girişimde bulunmadım ve elimde avlandığımı gösterecek hiçbir şey yoktu. Annem ve küçük kız kardeşim Prim bunu artık önemsemiyorlardı. Artık eti her ne kadar hiçbirimi?, taze av etine tercih etmesek de kasaptan alabiliyorduk Fakat en iyi arkadaşım, Gale Havuthorne ve ailesi bugünün rızkına bel bağlıyorlardı; onları hayal kırıklığına uğratamazdım. Kapan hatlımızı kontrol etmek üzere bir buçuk saat sürecek orman yürüyüşüne başladım. Eskiden, okuldayken, hattı kontrol etmek, avlanmak, bir şeyler toplamak ve kasabada takas etmek için bol vaktimiz oluyordu. Ama şimdi, Gale kömür madenlerinde çalışmaya başladığı ve benim gün boyu yapacak hiçbir işim olmadığı için, görevi tek başıma üstlendim.

Bu saat itibariyle Gale madene giriş yapmış, yeryüzünün derinliklerine doğru, insanın midesini altüst eden asansör yolculuğunu tamamlamış ve kömür yatağında kazma sallamaya başlamış olmalıydı. Aşağısının nasıl olduğunu biliyorum. Okuldayken, eğitimimizin bir parçası olarak, sınıfça maden turuna çıkmaya zorlanırdık Küçükken, bunu sadece nahoş bulurdum. Klostrofobik tüneller, pis kokan hava ve dört bir yanı saran boğucu karanlık. Fakat babamın ve birkaç madencinin daha ölümüyle sonuçlanan o kazanın ardından, asansöre adım atmam bile imkansızlaştı. Senelik maden turu, çok ciddi bir sıkıntı kaynağı olmaya başladı. Tam iki defa, annemi gribe yakalandığıma ikna edip beni evde tutmasını sağlamak için kendimi fena halde hasta ettim.

ATEŞİ YAKALAMAK KİTABIN ÖZETİ

Ateşi Yakalamak: Açlık Oyunları serisinin (Suzanne Collins) ikinci kitabı. Genellikle seri kitapların ikinci ve üçüncü kitapları okuyucu üzerinde gerekli etkiyi yaratmaz. Çünkü insanlar birinci kitaptan sonra çok fazla şey beklerler ikinci kitaptan. Fakat; bu kitap seri kitaplara dair tabuların hepsini yıkmış durumda.

Ben birinci kitaptan aldığım lezzeti, ikinci kitapta da aldım. Üstelik yazar bana göre birinci kitabı dil bakımından, merak ve ilgi yönünden ikiye katlamış durumda. Ben bu kitapların içeriğini yazmıyorum, çünkü bu kitaplar gerçekten okunmaya değer. Ne kadar özet versemde anlama da eksik kalınacaktır. Çünkü, kitap çok fazla olay içeriyor.

Yine de şöyle bir değinmek gerekirse; kitap birinci kitabın devamı niteliğinde bizlere sunulmuş. Yine Katniss, Gale ve Peeta olayın kahramanları olmuş. Fakat bu defa Açlık Oyunları’nın rengi değişmiş ve bunun yerini 75. Açlık Oyunları almış. Peki bunda kim yarışacak, arenaya gidecek olan kim veya kimler? Tabi ki de arenaya gidecek olan kişiler daha evvel oyunlarda birinci çıkmış kişiler.

O halde bu yeni oyunlarda hayatta kim kalacak, bu oyunlarda kim kimi öldürecek ve en önemlisi de bu sefer ki zorlu oyunlara kim dayanabilecek? İşte Ateşi Yakalamak bize tüm bu soruların cevabını veriyor ve bizde çok fazla merak uyandırıyor. Kitabı elimden bırakmadan okudum, gerçekten harikaydı. Şimdi sıra da son kitap olan “Alaycı Kuş” var. Bakalım yazar o kitabında da iyi iş çıkarmış mı?

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir