Fareler ve İnsanlar Kitap Özeti | Kitap Özeti
Reklam

Yabancı Roman

Fareler ve İnsanlar

İnsanın ruhunu etkileyen bu 110 sayfalık Fareler ve İnsanlar romanı, iki gezgin işçinin arkadaşlığı üzerine yazılmış olup, keskin gözlemlerle ve kendine farklı bir dil ortaya koyulmuş, okumaktan zevk alacaksınız. Eğer okumamış iseniz hemen temin edip okumaya başlayınız. Aman bizden tavsiye.

ÖN OKUMA:

Salinas nehri, Soledad’ın birkaç kilometre güneyindeki bir tepenin eteklerinde birdenbire yavaşlar; sulan yeşil ve derin bir su birikintisi oluşturur. Burada su ılıktır da, çünkü bu minik gölcüğe varana dek güneşin altında ısınmış sarı kumların üzerinde oynaşarak akıp gelmiştir. Nehrin bir yakasındaki altın renkli yamaçlar, güçlü ve kayalık Gabilan dağlarının doruklarına doğru döne kıvrıla yükselirler, ama vadinin olduğu yakada nehir kıyısı ağaçlarla çevrilidir. Bunlar arasında her bahar taptaze yeşil yapraklar veren, alt dallarında kış akıntılarının sürükleyip getirdiği çalı çırpıyı taşıyan söğütler; suya doğru büyüyen benekli beyaz dalları ve yapraklarıyla gölcüğün üzerinde bir kemer ören çınarlar görülür. Ağaçların altındaki kumluk kıyı, yapraklardan oluşan kalın bir tabakayla kaplıdır.

Bu yapraklar öyle kurudur ki, aralarından geçen küçücük bir kertenkele bile hatırı sayılır bir çatırtı koparır. Akşamları fundalıklardan çıkıp gelen tavşanlar bu kumsalda otururlar, ıslak kumlar geceleri burada gezinen rakunların, geniş patili çiftlik köpeklerinin ve karanlıkta su içmeye inen çatal ayaklı geyiklerin izleriyle kaplıdır. Söğütlerin ve çınarların arasında uzayıp giden bir patika vardır; derenin oluşturduğu derin gölcükte yüzmek için çiftliklerden gelen oğlanların ve akşam vakti yorgun argın anayoldan inip su kıyısında geceleyen evsiz barksızların ayaklan altında ezile ezile sertleşmiş bir patikadır bu. Koca bir çınarın yanlamasına uzamış alt dallarından birinin önünde, burada yakılmış sayısız ateşin külleri birikmiştir ve bu dal, üzerinde oturulmaktan artık aşınmış, kayganlaşıp pürüzsüzlesin iştir.

Sıcak bir günün akşamı, yapraklar arasında hafifçe esen bir rüzgârla başladı. Kitap Özeti  Gölgeler tepelere doğru uzayarak dağın doruklarına tırmandılar. Nehir kıyısındaki kumsalda gri tavşanlar tıpkı küçük taş heykelcikler gibi kıpırtısız oturuyorlardı. Derken anayolun olduğu taraftan, kuru çınar yapraklarının üzerinde yürüyen ayak sesleri duyuldu. Tavşanlar sessizce fundalıklara kaçıştılar. Uzun bacaklı bir balıkçıl havalandı ve sonra nehir boyunca kanat çırparak uzaklaştı. Bir an için kumsalda tek bir yaşam belirtisi bile görülmez oldu ve ardından patikadan çıkagelen iki adam, yeşil gölcüğün bulunduğu açıklığa doğru yürüdüler.
Patika boyunca tek sıra halinde art arda yürümüşlerdi, açıklığa vardıktan sonra da adamlardan biri diğerinin arkasından yürümeyi sürdürdü. Her ikisinin üzerinde de kot pantolon ve pirinç düğmeli kot ceketler vardı, ikisi de biçimini yitirmiş siyah şapkalar takmışlar, omuzlarına, durulmuş battaniyelerden oluşan birer denk atmışlardı. Öndeki adam ufak tefek ve çevikti; esmer bir yüzü, canlı bakışları, keskin ve güçlü hatları vardı. Adamın bütün özellikleri birbiriyle uyumluydu; elleri küçük ama güçlü, kollan zayıf, burnu ince ve kemikliydi. Arkasından yürüyen adamsa onunla taban tabana zıttı; şekilsiz bir yüzü, ölgün bakışlı iri gözleri olan dev gibi bir adamdı bu. Geniş omuzlan düşüktü, tıpkı pençelerini sürüyerek giden bir ayı gibi, hantal hantal yürüyordu. Yürürken kolları ileri geri sallanmıyor, iki yanında öylece sarkıyordu.

öndeki adam açıklığın ortasında ansızın durunca arkasındaki az kalsın ona çarpıp üstüne yıkılıyordu, öndeki adam şapkasını çıkardı, işaret parmağıyla şapkanın alınlıgındaki teri sildi, sonra terden ıslanan elini silkeledi, iriyarı arkadaşıysa omzundaki battaniye dengini bıraktığı gibi kendini yüzükoyun yere atarak yeşil gölcüğün suyundan içmeye koyuldu; büyük yudumlarla içiyor, bu arada tıpkı bir beygir gibi burnundan soluyarak suyu hopürdetiyordu. Ufak tefek adam telaşla onun yanına geldi.

Fareler ve İnsanlar KİTABIN ÖZETİ

George ve Lennie çiftliklerde dolaşarak işçilik eden iki arkadaştır. George ufak tefek, canlı, yanık tenli, keskin bakışlı bir adamdır. Lennie ise iri bir insandır. Ölgün gözler düşük ama geniş mi geniş omuzlara sahiptir. George ve Lennie iki zıt kutup oldukları halde aralarında büyük bir dostluk vardır. Bu büyük dostlukta, birlikte hep çalışarak çiftlik ararlarken kat ettikleri yollar boyunca kendini göstermiştir. Birbirlerine çok bağlanmışlardır.
George akıllıdır, işini bilir. Tabiatı sever. Lennie ise dev kuvvetine sahiptir. Fakat ruhen çocuktur. Halleri davranışları çocukçadır, aptalcadır. Lennie’nin yumuşak bulduğu her şeyi okşama alışkanlığı vardır. Bu ikisi Soledad kasabasının çiftliğinden bir iş haberi alırlar ve hemen yola koyulurlar.

Oraya vardıklarında bu çiftliğin patronu bunları pekte iyi karşılamaz. Patronla kalmayıp birde patronun oğlu çıkar başlarına dert. Kendisi ufak tefek olduğundan Lennie gibi iri vücutlu insanlara gıcık kapar ve bu tip insanları hiç sevmez. Adamın adı Curley’dir. Ama Curley’nin başında da bir dert vardır. Yeni evlendiği karısı. Çiftlikte oynaşmadığı adam kalmadı, derler onun için ve gözünü yeni gelen George Ve Lennie’ye dikmiştir. Özellikle George’un çiftlikteki en iyi arkadaşları Slim’dir. Çiftliğin bunağı ise Candy denilen bir eli bileğinden kesilmiş olan bazıları için işe yaramayan yaşlı bir adamdır. George ve Lennie’nin planları bu çiftlikte bir ay çalışıp kendilerine bir çiftlik satın almaktır. Tabii Candy’i ve Candy’nin biriktirdiği parasını yanların alarak.

Üç kişinin hayali; kendi topraklarını işlemek, kimsenin emri altına girmemektir. Lennie’nin tek isteği ise evlerindeki tavşanlara bakmaktır. Çiftlikte birde seyis vardır. Ama zenci olduğu için diğer çalışanlar tarafından dışlanıyordur. Çiftlikte akşamüstü iş bittikten sonra nal oyunu oynanır. Milletin tek eğlencesi bu oyundur. O sırada Lennie samanlıkta Slim’in ona verdiği köpekle oynuyordur. Ama daha önce fareyi severken öldürdüğü gibi bu köpek yavrusunuda oracıkta aşırı sevmekten öldürmüştür. Daha sonra Lennie’nin yanına Curley’nin karısı gelir. Lennie kadınla biraz konuştuktan sonra kadın aynen “benim saçım da yumuşaktır saçımı okşa” demiştir. Lennie tuttuğu saçı bırakmadığı için kadın korkuya kapılmıştır ve çığlıklar atarak samanlığı ayağa kaldırır.

Lennie’de buna sinirlenerek kadının ağzını kapatır ve onu nefessizlikten öldürür. Oradan hızlıca kaçar. Bunun üzerine çiftlikteki herkes başta Curley olmak üzere Lennie’yi aramaya çıkarlar. Lennie ise daha önceden başlarına bir olay gelirse George ile anlaştıkları çalılıkların arkasına kaçmıştır. George’u buldukları yerde öldüreceklerini bilmektedir. Lennie çocuk ruhlu olduğu için kendini savunması çok zordur. George kahrolurken Lennie’nin saklandığı yere gelmiştir bile. Lennie elindeki küçük ölü köpek yavrusuyla onu beklemektedir. George Lennie’nin arkasına ona hüzünlü hüzünlü bakar. Lennie sahip olacakları evi ve bakacağı tavşanları hayal ederken bir el silah sesi duyulur. Curley ve çalışanlar yanlarına geldikleri zaman Lennie’yi yerde ölü olarak yattığını görürler ve George’a aptal aptal bakarlar. George olayın etkisinden kurtulamaz ve teselli için Slim’le birlikte olay yerinden uzaklaşır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir