Füreya | Kitap Özeti
Reklam

Yerli Roman

Füreya

Arka Kapak

Birden çocuklardan biri bağırdı”Şuraya bakın, iki kuş öpüşüyorlar!”Füreya iskelenin üzerindeydi. Güçlükle arkasını dönerek, aşağıda cıvıldayıp duran çocuklara baktı.

“Hanginiz söyledi bunu?” diye seslendi. Sıska bir oğlan öne çıktı.

“Ben!” dedi.

“Kuş mu gördün orada?”

“Evet.”

Füreya üşenmedi, indi iskeleden. Çocuğu yanına çağırdı.

“Kuşu nerede gördüğünü göster bakayım.”Çocuk birkaç adım geriledi. Füreya takip etti çocuğu. Eliyle işaret etti oğlan.”Nah orada. İşte kuşlar gaga gagaya vermiş öpüşüyorlar.”
Dondu kaldı Füreya. Hiç tasarlamadığı halde, çocuğun işaret ettiği yerde masalsı iki kuş kafası beliriyordu. Tıpkı öpüşür gibiydiler. Haklıydı çocuk.

Cumhuriyet Türkiyesinin ilk kadın seramik sanatçısı Füreya Koralın hayat hikâyesi Füreya, aynı zamanda bir dönem romanı.

Kitap Özeti

Füreya Ayşe Kulin

Ayşe Kulin, Füreya romanı ile Cumhuriyet tarihinin ilk kadın seramik sanatçısı olan Füreya Koral’ın hayat hikayesi ile birlikte dönemi de anlatıyor ve yine okurlarına mükemmel bir roman sunuyor.

Füreya 1910 yılında doğdu ve Büyük Babasının, babası ve annesine hediye ettiği konakta kalabalık bir ailenin içinde büyüdü. Aile içinde yaşanan bir kargaşa sonrası büyük dayısı büyük babasını vurunca aileyi zorlu günler bekler. Savaşın başması ile durumları daha da kötüye gider ve bu yüzden konaklarını satmak zorunda kalırlar.

Füreya’nın babası Mustafa Kemal’ın sınıf arkadaşıdır ve savaş boyunca Büyük Önder’in yanında yer almıştır. Bu vesile ile Füreya Atatürk ile dokuz yaşında iken tanışma fırsatı bulur. Annesinin evde olmadığı bir akşam Mustafa Kemal misafirleğe gelince Füreya babası ve misafirlerine hizmet eder. Fransızca bilgisi ve keman çalması ile Atatürk’ü etkiler ve Atatürk, Füreya’nın defterine “Millet sizden çok şey bekliyor.Siz çalışmalı ve memlekete bir şeyler vermelisiniz” yazar. Bu Füreya’yı oldukça çok etkiler ve hayatını buna göre şekillendirmeye başlar.

Erken yaşta evlenen Füreya ilk evliliğinde umduğunu bulamaz. Eşinin ona kötü davranması sonucu çocuğunu kaybeder ve bunalıma girer. Tedavi ile zorda olsa bunalımı atlatan ve ilk evliliğini sonlandıran Füreya, ikinci evliliğini tüm itirazlara rağmen Atatürk’ün yakın arkadaşı ile yapar. Kılıç Ali, Ankara’da tanınan bir isimldir ve bu vesile ile Füreya da Ankara sosyetesinde yerini alır.

1938’de Atatürk’ün ölümü ile Kılıç Ali derin bir bunalıma girer. Onu mutlu etmek isterken Füreya da verem hastalığına yakalanır. İsviçre’de detavi görür ve hastalığı ile boğuşurken hobi olarak sanatın içine girer. İlk olarak çamur ile başladığı yeni sanatına Fransa’ye gitmesi ile seramik sanatına yönelir. İlk sergisi ile büyük beğeni kazanır. Seramik sanatı sayesinde dünyaca ünlenir ve kendi atölyesinde pek çok da öğrenci yetiştirir.

Hastalığı nedeni ile zor geçen hayatını seramik sanatı ile güzelleştirmeye çalışırken erkek kardeşinin kızını da evlat edinerek hayatında eksik olan evlat özlemini de bu şekilde dindirir. Fakat bunların hiç biri ikinci evliliğini kurtarmaya yetmez.

Bundan sonraki hayatını tamamen sanata ve seramike adar ve ülkesine bir çok değerli eser bırakır. 1997 yılında yılında vefat ettiğinde dünyaca tanınan bir seramik sanatçısıdır ve zamanında Atatürk’ün istediği gibi memleketine bir çok değerli sanat eseri vermiştir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir