Cezasız Eğitim Kitap Özeti, Kısa Kitap Hikaye Roman Özeti | Kitap Özeti

Tüm Kitap Özetleri

Cezasız Eğitim

 

Arka Kapak Bilgisi

Birçok yetişkin cezasız çocuk eğitimi olamayacağına inanır…
 
Çocuğun neyin doğru, neyin yanlış olduğunu öğrenebilmesi için ceza ve mükâfatın iyi bir eğitim yöntemi olduğunu düşünür.
 
“Ceza kötü bir şey olsaydı, çocukken cezalandırılan bizler de kötü insanlar olurduk” der.
 
Ceza insanı kötü biri yapmaz belki… Ama hiperaktif yapar… Şımarık yapar… Yılışıklaştırır… Öfkeli hale getirir… Eşi ile bağ kuramaz, çocuğu ile oynayamaz biri yapar…
 
Ceza bir eğitim aracı değil, bir aşağılama davranışıdır… Çocuk aşağılanarak değil, ancak değerlilik hissiyle kişiliğini geliştirir…
 
Pedagog Adem Güneş, Cezasız Eğitim’de çocukluktan yetişkinliğe kişilik gelişimini inceliyor. Baskı, zorlama ve cezanın çocuğun kişiliğine nasıl yansıdığını gözler önüne seriyor.
 
Cezasız Eğitim, çocuk eğitimine bakış açınızı kökten değiştirecek bir eser…

Kitap Özeti

Adem Güneş Cezasız Eğitim
KİŞİLİK GELİŞİMİNDE CEZASIZ EĞİTİM – ADEM GÜNEŞ

Adem GÜNEŞ’in “Kişilik Gelişiminde Cezasız Eğitim” adlı kitabı hem ebeveynler hem de öğretmenler için oldukça yararlı bilgiler içeriyor.

Sayfa sayısı oldukça fazla olan kitap çoğu konuyu alt başlıklarla ayrıntılı olarak işliyor. Kitabın sonunda bulunan “Özetle” bölümünde önemli ayrıntılara tekrar değinilmesi okura büyük katkı sağlıyor.

BİRİNCİ BÖLÜM: ÇOCUK EĞİTİMİNDE CEZA

Çocuk Eğitiminde Ceza

Çoğu kişi çocuk eğitiminde cezanın iyi bir araç olduğunu düşünür. Ceza ile çocuğun davranışlarının düzeldiğini sanır. Halbuki ceza ile korkutulan çocuk davranışının yanlış olduğunu anlayıp bu davranışı düzeltmez. Aksine cezadan korunmak için bu davranışı ceza verecek kişiden gizli olarak yapar.

İhtiyaç

Yokluğu rahatsızlık oluşturan, giderildiğinde ise rahatlama hissi veren her şey ihtiyaçtır. Mesela 2-3 yaşlarında bir çocuk için eşyalara dokunarak keşfetmek bir ihtiyaçtır. Çocuğun bu ihtiyacını karşılamak için istediği eşyaya, istediği an, şartsız olarak dokunmasını sağlamak gerekir.

İhtiyaçların Koşullu Giderilmesi

İstenen davranışları yapması için çocuğun ihtiyaçları kullanılmamalıdır. Odasını toplaması istenen bir çocuğun odasını toplayana kadar aç bırakılması, ödevlerini yapmayan çocuğa ebeveynlerinin küsmesi gibi durumlar ihtiyaçların koşullu giderilmesine örnektir.

Çocuğun Özgürlük İhtiyacı

İlk dört yaş, çocuğun özgür yıllarıdır. Bu yıllarda çocuk özgürce yaşayarak gelişmelidir. Eğitim, bu dört yıldan sonra başlamalıdır.

His ve Duygu

His, kişinin diğer kişi üzerinde bıraktığı ruhsal haldir. Duygu ise zaman içinde hislerin yoğunlaşmasıyla oluşur.

Edilgenlik Hisleri

Duygusal ihtiyaçları koşulla giderilen çocuklar zamanla ebeveynlerinin duygularıyla yaşamaya başlar, ebeveynlerine bağımlı olurlar.

Duyguların Yönetimi

Çocukluk yıllarında duygusal ihtiyaçları karşılanmayan kişiler duygularını yönetmekte zorlanırlar. Bunu aşmanın yolu ise çocukluk yıllarında zarara uğratılmış duyguların onarılmasıdır.

His Bozukluğu

Çocuğun duygusal gelişimi için kendini değerli hissetmesi gerekir. Fakat çocuğa kendini değerli hissettirirken abartılı davranılır, başkaları değersiz görülürse çocuk kibirli olur.

1. Gerçeklik

Yetişkin, çocukla iletişim kurarken gerçekçi olmalıdır. Yani kararlı, objektif ve samimi bir şekilde duygu ve düşüncelerini dile getirmelidir. Bu duygu ve düşünceler çocuğu üzecek olsa bile çocuğa güven duygusu vererek pozitif olarak etki eder.

2. Kendilik

Yetişkin, başkalarının etkisinde kalmadan, kendi hisleriyle çocuğa duygu ve düşüncelerini iletmelidir.

3. Dürtüsellik

Dürtüler çocukluk yıllarında edinilen istem dışı duygusal kasılmalardır. Kişi yetişkinlik döneminde bu dürtüler nedeniyle tepkisel davranır.

İç Genişliği

İç genişliği çocukluk yıllarında elde edilmezse kişi iç darlığı yaşar. İç darlığı yaşayan kişiler kaygı düzeyi yüksek olan, öfkesini kontrol edemeyen kişilerdir.

Sevk Hisleri

Bebekler, sevk hisleriyle dünyaya gelirler. Sevk hisleri bebeğin ihtiyaçlarını gidermesini ve tehlikelerden korunmasını sağlar.

İKİNCİ BÖLÜM: BENLİK

Benlik

Bireyin taşıdığı negatif ve pozitif tüm duygular benliği, benlik de kişiliği oluşturur.

Kişilik Bozukluğu

Çocuklukta kişilik bozukluğu değil davranış bozukluğu olur. Fakat zamanla davranış bozukluğu tepkisellik, sessizlik ve sahte ben evreleriyle kişilik bozukluğuna dönüşür.

Benin Yapısı

İrade, bir davranışın farkındalıkla ve sürekli olarak yapılabilmesini sağlayan güçtür. Duyarlılık ise duygular ve zihnin birlikte çalışabilmesidir.

1. Etken-Duyarlı Benlik

Bu benlik yapısında irade gelişerek duyarlılığı yönetebilir.

2. Etken-Duyarsız Benlik

Bu benlik yapısında duygular bastırılarak duyarsızlaşılır.

3. Edilgen-Duyarsız Benlik

Bu benlik yapısında kişi hem duyarsızdır hem de zarar görmemek için çevresiyle uyum içindedir.

4-Edilgen-Duyarlı Benlik

Bu benlik yapısında ise kişi çevresiyle uyum içerisinde olmak için hep verici davranır, fedakarlıklar yapar.

ÖZETLE

Cezasız Eğitim Nasıl Olur?

Cezasız eğitimin ilk adımı ebeveynin kendisinde başlar. Cezasız eğitim için ebeveyn öncelikle kendi çocukluğundan kalan sorunları çözmelidir. Daha sonraki adım ise çocukla güçlü bir bağ kurmaktır.

Çocuğu korkutarak baskı kurmak yerine, güven verici bir kararlılığı benimseyerek çocukla iletişim kurmak gerekir.

Çocuğu yönetmeye çalışmak yerine çocuğa eşlik ederek doğruyu yanlışı deneyimleyerek öğrenmesini sağlamak gerekir.

Çocukları “El alem ne der?” diyerek kısıtlamak doğru değildir. Çocuğa öncelikle el aleme saygılı olmayı değil kendine saygılı olmayı öğretmek gerekir.

Çocuğun yapması istenen davranışlar söyleyerek değil yaşayarak öğretilmelidir. Çünkü çocuk ebeveynlerinin kendisine söylediğini değil, ebeveynlerinden gördüğünü yapar.

En önemlisi ise ebeveyn çocuğu olgunlaştırarak kendi seviyesine çıkarmaya çalışmamalı, çocuğun seviyesine inip çocuklaşmalıdır.

Yazar: Firdevs AÇAR

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir